YILDIZLARIN DÖNÜŞÜ

 “Gözlerinizi gök yüzüne doğru çevirin. Hiçbir yıldız, hiçbir gezegen size tanıdık gelmeyecek. Fakat ne önemi var? Keşfetmenin heyecanı varken kim ister tanıdık bir yerde olmayı? Sonsuzlukta yol almak varken kim ister bir gök adaya bağlı kalmayı?”

İnsanoğlu’nun yıldızlar arası tarihi, nükleer atıkların çevrelediği Grönland’daki bir laboratuarda yapılan denemelerle başlar. Sürücü teknolojisinin icadı sayesinde ilk meta-boyutsal seyahatler gerçekleştirilir. Yeni yıldız sistemlerinin keşfi yerini kolonilerin kurulmasına bırakır. Yıldız yolları, “Dünya Sömürge Yönetimi”nce idare edilen dünyalar arasında ticaret ve göç amaçlı kullanılan bir otoban haline dönüşür. Psişik teknolojinin de gelişmesiyle inşa edilen Sıçrama Geçitleri, dünyalar arası ulaşımı galaksiler arası seyahate dönüştürür. Yapay zeka, robotik ve genetik bilimleri çok hızlı bir gelişim gösterir. Evrende yalnız olmadığımız da bu evrede fark edilir.

Kolonileşme Çağının en parlak zamanında “Çığlık” tüm evreni yerle bir eder. Sıçrama Geçitleri yok olur, yıldız yolları, solucan delikleri büyük bir kaosun içinde kaybolur.  Dünya Sömürge Yönetimiyle bir daha irtibata geçilemez. Sıçrama geçitlerinin işlevsiz hale gelmesi ve onları harekete geçirecek yeterli psişik enerjisinin bulunmayışı, merkez dünyalara erişimi imkansız hale getirir. Bağlantısı kopan dünyaların bir bölümünde hayatta kalanlar için medeniyet, ilkel kabile formlarına dönüşür. Daha şanslı olanlar, psişik teknolojinin nimetleri olmadan toplumlarından geriye kalanları korumaya çalışır. Dünya ve güneş sistemi efsaneler arasında kaybolur.

Hala dünya zaman diliminin bilindiği yerlerde bazı arkeologların yaptığı hesaplamalara göre Çığlık üzerinden 600 seneye yakın zaman geçti. Dış uzayda insan toplumları yıldızlar kadar dağınık ama parlak. Geçen 600 yılın ardından insanoğlu yeni bir şafağa uyanıyor.

DÜNYA SÖMÜRGE ARŞİVİNDEN SEÇMELER

M.E.S. (Metadimention Extroversion Sydrome – Metaboyutsal Dışadönüklük Sendromu): İlk kolonileşme akımında, yıldız gemilerinin mürettebatının ve yolcularının çocuklarında ortaya çıkmış, beyin dalgalarındaki ileri seviye değişikliğin bilimsel isimdir. Sürücü teknolojisiyle gerçekleşen uzun yıldızlar arası seyahatlerin insan fizyolojisi üzerinde yarattığı bozulma sonucu ortaya çıkmaktadır. Yapılan istatistiklerde her onbin çocukta bir görülen bu rahatsızlık, çocukların daha önce görülmemiş, açıklaması ve kontrol edilmesi zor doğaüstü güçler sergilemesiyle tespit edilmiştir.

MES’in yarattığı zihinsel baskı, çocuklukta ortaya çıkmakta, ergenlik dönemindeyse hastanın çıldırması ve hem kendisini hem de çevresindeki canlıları tehlikeye sokacak büyük psişik enerji patlamaları yaratması sonucu ölümle sonuçlanmaktadır. Sendromlu çocuklar üzerinde Sömürge Yönetimi bilim adamlarınca yürütülen çalışmalar ve sayısı gizli tutulan ölümlerin ardından 35 yıllık kısa bir süre içinde bu rahatsızlık kontrol altına alınabilmiş, kolonilere insanüstü güçlere sahip, Psişik olarak adlandırılan yeni bireyler dahil edilmiştir. Psişikler, medeniyetimizin teknolojik gelişimine büyük bir katkı sağlamıştır. Psişik güçler sayesinde Sıçrama Geçitleri inşa edilerek uzak galaksilere olan yolculuklar çok kısa sürede yapılabilir hale gelmiş ve Sürücü teknolojisi terk edilmiştir. Psişikler, kolonilerimiz üzerindeki hakimiyetimizin ve iktidarımızın sembolüdür.

UZAYLILAR VE İLK TEMAS: Sıçrama Geçitleri sayesinde kısa zamanda yüzlerce güneş sistemi rotası oluşturulmuştur. Uzayın derinliklerindeki genişlememizin kaçınılmaz sonucu başka canlı formlarıyla karşılaşılmasıdır. Zenobiyoloji Biliminin de doğuşunu sağlayan bu ilk temaslarda; Bronz ve Demir Çağı dönemlerini andıran insanımsı ırklarla karşılaşılmıştır. Her ne kadar uzayın sınırları bilinmese de yapılan keşiflerde teknolojik üstünlük bakımından sadece birkaç ırkın varlığı tespit edilmiş, teknolojik gelişmişliklerinin ölçülmesinin zorluğu sebebiyle Yönetimimizce bu ırklarla yakın temastan kaçınılmıştır. Bir diğer bulgu; bir zamanlar büyük medeniyetler kurduklarını düşündüğümüz kadim uzay halklarına ilişkin keşfedilen arkeolojik yapılar, kentler ve eşyalardır. Bu değerli bulgular, silah, gemi ve yapay zeka çalışmalarında büyük fikirler vermiş, Zenoarkeoloji Biliminin de temelleri atılmıştır.

Evrenin bilinen sınırlarının ötesine yapılan keşif gezilerinden sağ olarak dönmeyi başarmış kaşiflerin kayıtlarından anlaşıldığı üzere insan formuna hiç benzemeyen, hatta evrenimizi var eden fizik kurallarının dışında yaşamlarını sürdüren varlıkların da olduğu bilinmektedir. Psişik güçler bakımından MES benzeri olmamakla birlikte daha hafif düzeylerde bazı ırkların da doğaüstü kabiliyetleri olduğu tespit edilmiştir. Örneğin Ssath İmparatorluğu ile gerçekleşen temaslar en ilgincidir. Tamamen akışkan kimyasal madeler ve metallerden oluşan bu ırk, fizyolojileri ve metabolizmaları üzerindeki değişikliklere bağlı olarak hem fiziki görünümlerini hem de psişik güçlerinin seviyesini değiştirebilmektedirler. Neyseki gemilerimizin metal alaşımlarına pek ilgi göstermeyen Ssathlar için kıymetli madenler besin vazifesi görmektedir.

İKİNCİ KOLONİ  AKIMI VE İSYAN: 2300’lerdeki ikinci koloni akımında 4 milyar insan Dünyayı terketmiştir. Kolonileşme, Yönetimimize muhalif hem dini hem de ideolojik akımların tasfiye edilmesini sağlamıştır. Fakat teknolojik ve silah üstünlüğümüze rağmen yıldız sistemlerinde kurulan yönetimleri kontrol etmeye yetecek kadar Terra nüfusunun bulunmayışı sebebiyle çıkan isyanları bastırmada yetersiz kalınmıştır. Yönetimimiz, merkez yıldız sistemlerine geri çekilmeyi ve bir zamanlar kolonimiz olan bu otonomi sevdalısı sistemlerle olan ilişkimizi stratejik ticari ortaklık düzeyine indirmenin daha güvenli ve karlı olacağına karar vermiştir. Sonuçta Dünyamızın hammaddeye, diğer galaktik yönetimlerinse teçhizat ve teknolojimize ihtiyacı bulunmakta olup Sıçrama Geçitlerinin idaremizde olması, onları yine Yönetimimize bağımlı kılmaya devam edecektir. Tiranlık, monarşi, dini akım, ilkel plantasyon ya da temsili demokrasiyle idare edildiklerini iddia eden bu kolonilerin çok azının teknolojik seviyeleri Yönetimimiz’le baş edebilecek düzeydedir. Askeri otoritemizin geri çekilmesiyle gezegen ve sistemler arasında çekişme, ilhak etme ve savaşlar sık sık yaşanmakta olup ticari çıkarlarımıza ters düşmediği sürece tarafımızca müdahalede bulunulmayacağı deklare edilmiştir.

YAPAY ZEKA, ROBOTLAR VE CYBORGLAR: Psişik Teknolojisinin en büyük nimetlerinden bazıları yapay zeka, androidler ve sibernetiktir. Askeri çalışmalarla başlayan dijital ötesi süreç, insan zihnini aşan zekaların icadına giden kapıları birer birer açmıştır. Sömürge Arşivlerinde, Birleşik Dünya Yönetiminin merkez yıldız sistemlerine geri çekilmesi sonrası döneme ait, bilinen evrenin dışında kendi bağımsızlığını ilan eden yapay zeka formlarının olduğuna dair istihbarat raporları mevcuttur. Fakat Çığlık, galaktik bir felaket olup sadece organik değil, inorganik varlıkları da etkilemiştir. Şu an Dünya bir efsaneyse, insan gibi düşünen robotlar da yaşlıların kendi çocukluk zamanlarına ait masalları kadar gerçekçi gelmektedir. Fakat evrenin bir yerlerinde mekanik gözler farklı dalga boylarında insanoğlunu hala izliyor olabilir.

“Stars Without Number, eski tip rpg severler için hazırlanmış, epik uzay macerası temalı rol yapma oyunudur. “

KARAKTER SINIFLARI

Expert

UZMANLAR: Teknik ya da bilimsel bir konuda yetkin ve üstün beceriye sahip olan kimselerdir. Örneğin teknisyenler, bilim adamları, navigatörler, yazılım uzmanları ya da pilotlar bu sınıfa dahildir. Diğer sınıflara göre daha çabuk yeni beceriler öğrenebilirler. Fakat dövüş ve silah kullanma konusundaki becerileri öğrenmeleri daha zordur.soldier

SAVAŞÇILAR: Yaşamı bir mücadele olarak gören asker, yağmacı, korsan ya da dövüş sanatları uzmanlarıdır. Psişik güçler hariç hemen hemen tüm becerileri öğrenebilirler ama önceliği, savaş becerilerine vermeleri gerekmektedir.

soldier2PSİŞİKLER: M.E.S rahatsızlığı olan üstün zihinsel güçlere sahip bireylerdir. Psişik enerjiyle çevrelerindeki uzayı biçimlendirme gücüne sahiptirler. Eğitimsiz zihinlerde M.E.S. ölümcül sonuçlar yaratırken, bu yeteneğe hakim olan ve sendromla baş edebilenler Biopsişik(İyileşme, iyileştirme, yarı ölümsüzlük), Metapsişik(psişik enerjiyi yönetme), Öngörü, Telekinezi, Telepati, Teleportasyon gibi yeteneklerin üstadı olurlar.

MACERACILAR: Karma karakter sınıfıdır. Yukarıda belirtilen üç sınıftan ikisini kapsayacak şekilde yeteneklere sahiptirler. Çift karakter sınıfının getirdiği yetenek çeşitliliğine sahip olmakla birlikte deneyim puanına bağlı karakter gelişimi çok daha yavaş ve zordur.

ORBIS TERRARUM ve EOS

Orbis Terrarum Sektörü, ilk koloni akımının sonuna doğru keşfedilmiştir (2290 civarı) . Sektör, Antik Terra’nın güneşiyle aynı büyüklükte olan biri sarı (Orbis Terrarum) diğeri mavi güneşin (Eos) bulunduğu iki yıldız sisteminden oluşmaktadır. İlk keşfedilenler, Sarı Güneşin etrafındaki “İç Sistem Gezegenleri” adıyla anılan gezegenler olup nüfus ve teknoloji bakımından daha ileri düzeydedir. Fakat yerleşik nüfusa sahip hem iç hem de dış sistem gezegenleri büyük kolonileri destekleyecek düzeyde kaynaklara sahip değildir. Bu sebeple Dünya Sömürge Yönetimine karşı itaatsizlik döneminde, silah gücü yüksek olan Varta Secundus, diğer koloniler üzerinde yayılmacı bir politika izlemiştir. Orbis Terrarum’un iç sistem gezegenleri, Terra sömürgesi olmaktan çıkıp Varta Secundus ve onun yeni insan-uzaylı melezi Nahuatl ırkının kontrolü altında ezilmeye başlamıştır.

Orbis Terrarum ve onun kolonileri şekillenirken daha fazla koloni sahası kazanabilmek için iç sistem gezegeni Garabbi’de yapay atmosfer koşulları oluşturulmuş, madencilik ve ağır sanayiye dayalı ekonomisi olan bir toplum gelişmeye başlamıştır. Varta Secundus’un imparatorluk ve galaktik hükümdarlık ilanına karşı çıkan ilk gezegen olan Garabbi, V-Secundus’la girdiği savaşı kaybetmiş ve bedelini harabeye dönüşerek ödemiştir.

Mavi Güneş Eos’un gezegenleri olan Dış Sistem Gezegenleri, biyosferlerinin zayıf olması nedeniyle her zaman az nüfuslu, ağırlıklı olarak münzevi olarak yaşamayı tercih eden küçük toplumlarca tercih edilmiştir. Çığlık sonrası, gezegenler arası iletişimin kopması ve teknolojik yetersizlikler bu kolonileri kendi yaşam tarzlarını sürdüren birbirlerinden bağımsız ufak medeniyetlere dönüştürmüştür.

Psişik vakaları, V-Secundus tarafından çok sıkı bir şekilde izlenmekte ve denetim altında tutulmaya çalışılmaktadır. Eski düzenlerini yitirmiş olmakla birlikte hala varlıklarını küçük gruplar halinde sürdüren, yarı dinsel psişik gruplar da bulunmaktadır . Bunların en ünlüsü; Eos’un en uzak gezegeni Impuls Momentum’daki kahinler grubudur.

Ticaret gemilerinin en çok çekindiği başlıca üç tehlike vardır; korsanlık, imparatorluk kontrolörlerinin vergileri ve Mandroid saldırılarıdır.

İÇ SİSTEM GEZEGENLERİ (ORBIS TERRARUM)

FX82-Varta SecundusVarta Secundus: İmparatorluk merkezidir.  Otoritenin başındaki Nahuatl hanedanlığının kökeni; ikinci dalga koloni akımı zamanına dayanmaktadır. Dünya Sömürge Yönetimince Orbis Terrarium’da kontrolü sağlayacak Koloni lideri Amiral Rahul Barrenechea yönetiminde yarı otonom bir idare olarak kurulmuştur. Genetik biliminin sınırlarını zorlayan Varta Secundus, gezegendeki yerel uzaylı Nuhal ırkını köleleştirip insan ve Nuhal karışımı melez bir toplum ve kültür yaratma ideolojisi oluşturmuştur. Dayanıklı, militarist bir ırk oluşturma çabası, Dünya Sömürge Yönetiminin dış uzaydan çekilmesiyle birlikte tüm Orbis Terrarium üzerinde mutlak hakimiyet kuran üstün ırk saplantısına dönüşmüştür. Üç kuşak sonrasında gezegen üzerindeki yönetici sınıf melezleşmiş ve organik olarak üreyebilir kapasiteye gelmiş olup kendilerine Nahuatl (Yükselen) demeye başlamışlardır. Hanedanlığın eski askeri koloni günlerinden kalma silah gücü, Çığlık sırasında hatırı sayılır ölçüde kayba uğrasa da hala çok etkili bir uzay filosuna sahiptir.

Uydusu:Uydu-Andarras.jpg
Andarras: Varta Secundus’un sınır karakoludur. Donanmanın bulunduğu uydu, gezegene giriş ve çıkışlarda stratejik konrol noktasıdır.

GarabbiGarabbi: Dünya Sömürge önetiminin baskı ve eşitsizliklerinden bunalmış alt sınıfların bir kurtuluş odağı haline gelmiş, bir çok akımın da etkisiyle her türlü insanın ve fikrin yer aldığı, merkezi yönetimin olmadığı bir gezegendir. İdealist bazı koloni gruplarınca bereketsiz gezegen yüzeyinde yapay atmosfer ortamları oluşturulabilmiş ve populasyon bu bölgelerde yoğunlaşmıştır. Maden temini için ilhak edilen gezegende Nahuatl’a karşı ilk defa gezegen çapında organize bir isyan hareketi başlamış ama İmparatorluk neredeyse tüm cephaneliğini gezegene boşaltmış, Garabbi’yi yaşanmaz bir hale getirmiştir. Garabbi, hala nefes alınabilir birkaç bölgesinde kanunsuzların, korsanların cirit attığı, Orbis Terrarum’un çöplüğü haline gelmiş bir gezegen enkazıdır.

Nimnöy-AlfaLamaria: Tamamen tarım ve hayvancılık üzerine kurulmuş, terraform ve tıp üzerine kendi içinden çok sayıda uzman yetiştirmiş bereketli bir tarım kolonisidir. Yarı bağımsız kırsal meclis tarafından yönetilmektedir. Populasyon küçük yerleşimlere bölünmüştür. Varta Secundus’un sömürgesi olan Lamaria, İmparatorluğun tahıl ambarı vazifesini görmektedir.

Myrleia

Myrleia: Neredeyse tamamı okyanusla kaplı olan Myrleia’da birkaç küçük takımada bulunur.  Okyanus canlı hayatı bakımından oldukça zengindir. Yılın büyük bölümü yağışlı geçen gezegende okyanus yaşamına uyum sağlamış deniz kavimleri bulunur.

Uydusu:Uydu-Kirigşur
Kirigşur: Bol miktarda bataklık bulunan uydu, İmparatorluğun silah ve genetik araştırma laboratuvarlarına ev sahipliği yapar.

Maia QuasarMaia Quasar Arboris: Sarı Güneşe yakınlığı sebebiyle atmosferi yakıcı, basınç ve radyasyon seviyesi yüksek bu gezegende İmparatorluk fedaileri olan Kaos cemaatinin akıl hastası meczupları yaşamaktadır. Hayatta kalmak için yamyamlıktan çekinmeyen bu güruh, Sektörde mürit arayarak hastalıklı fikirlerine takipçi bulmaya çalışır.

 

DIŞ SİSTEM GEZEGENLERİ (EOS)

SgrofitSgrofit: Yer kabuğu olmayan bu gaz devi gezegende atmosferin sadece 20km.lik kısmında yaşam vardır. Devasa “sadakata”lar ve “cuella”lar atmosfer akımlarında süzülürler.

Uyduları: Nemeas
Nemeas: Soğuk ve daima fırtınalıdır. Yüzetinde mineral ve mikroorganizma bakımından çok fakir, su gölleri barındırır. Garabbi isyanı sonrasında kaçanların burada ufak bir koloni kurduğu ama varlığını sürdüremediklerine dair söylentiler vardır.

Pakal
Pakal: Nemeas’la benzer boyutlara sahiptir. Atmosferi metan ağırlıklıdır. Aşırı soğuk sebebiyle yüzeyinde metan denizleri bulunur. Kara parçaları üzerindeki yeşil alanlar metan gazı ve ağır metalleri soğurabilen maki benzeri bitkilerden oluşmaktadır.

Uydu-Muska

Muska:Kızıla çalan renkteki toprağıyla bilinen Muska’nın kuzey kutbunda büyük bir buzul kütlesi bulunmaktadır. Üst katmanları demir, bakır ve kalay, alt katmanlarıysa uranyum, toryum ve nadir bulunan Venn kristalleri bakımından zengindir.

MeercatMeercat: Bir zamanlar madenlere gönderilen kölelerin ve suçluların tutulduğu eski hapishane gezegenidir. Gezegende bir çok koloni ve sanayi yapılarıyla bilinmeyen bir zeno-medeniyete ait harabeler bulunmaktadır. Araştırmacıların geri dönmemesi ve meydana gelen gizemli olaylar sebebiyle terkedilmiştir.

Uydusu:
FungaiFungai:Gezegendeki bitki ve hayvan türlerinin hemen hepsinin zehirli olduğu bilinmekle birlikte yer altı ve yer üstü kaynakları ile canlı çeşitliliği üzerine hiçbir çalışma yapılmamıştır.

JörkJörk: Yörüngesinde ufak koloniler olduğu söylenmektedir.  “Birilerini idam etmek mi istiyorsunuz? Jörk’e atın yeter. Ulgal asit fırtınaları geri kalanını halleder”

Uydusu:
Püfik-YumuYumu: Yarı donmuş bir uydu olan Yumu, İmparatorluğun etki alanından uzakta kalmayı kısmen başarabilmiştir. Chrominos Şahitleri Mezhebi, Mahmudnizhad Dervişleri, Siyavushiti Tarikatı gibi dini akımlar ile Zebramani, Kairis, Iztal kabileleri birbirlerinden bağımsız olarak hareket etmektedir. Teknoloji seviyesi topluluğa göre avcı toplayıcılık ile ortaçağı andıran bir aralıkta değişiklik göstermektedir. Bunun dışında Çığlık öncesinde popülasyonunun büyük bölümü Yumu’yu terketmiş olan Mee Brag zeno ırkı vardır.

Impuls-MomentumImpuls-Momentum:  Sektörde popülasyona sahip en uzak gezegendir. Gece ve gündüzün onyıllar sürdüğü bu izole gezegende, psişik rahiplerden oluşan, zaman ve uzayın büyük harmonisine inanan Maximi Momenti tarikatı bulunmaktadır. Çığlık’tan sonra hayatta kalabilen psişik ustaların torunları olan bu keşişler, Sektördeki en disiplinli MES eğitim okulunu yaşatmaya çalışmaktadır.

Uydusu:
Habal: İsmini Maximi Momenti tarikatı keşişlerinin “Çığlık”Uydu-Habal için kullandıkları Habal-Kerm kelimesinden almaktadır. Sektörün en uzağında olduğu için hakkında neredeyse hiçbir bilgi yoktur. Maximi Momenti’nin belirli dönemlerde uyduda ayinler düzenlediği ve Habal’daki bir gücün MES’i dengelediğine ait söylentiler mevcuttur.

DİĞER MEKANLAR

Chokosansit3Çokosansit: İş mi arıyorsunuz? Ne olsa yaparım mı diyorsunuz? Belki normal şartlarda bulamayacağınız silahların, ekipmanın, eski zamanların harabelerinden ve terk edilmiş gemilerinden yağmalanmış antik cihazların peşindesiniz. Bilgi mi lazım? Ucuz malzeme, eğlence mi arıyorsunuz? Bu soruların hepsini, kanunsuzluk ve bela ile harmanlayın. İşte size Orbis Terrarum’un biricik kara borsa halk pazarı Çokosansit. Bir Sıçrama Geçidi kalıntısı olan bu yer, yağmacıların, tacirlerin, tefecilerin, korsanların ve yasa dışı her türlü işin döndüğü bir uzay istasyonudur. Her cins humanoidin her cins şeyi almaya ya da satmaya geldiği hurda yığını Çokosansit’te sık sık patlamalar ve arızalar meydana gelir. İmparatorluk, yasa dışı faaliyetlerin tek bir noktada toplanıyor olmasının denetimi kolaylaştırması nedeniyle Çokosansit’in varlığına izin verir.

YOLCULAR

Mr Hop2ALTIMUS TRITON GURAMBAR (BAY HOP): Doğumu, Garabbi İsyanının sonuna denk gelir. Köleliğe mahkum edilen ailesiyle aynı kaderi yaşamamak amacıyla imparatorluk ordusuna yazılır. Askeri becerilerinin yanında sürücü motorları, gemi mekaniği, intergalaktik haberleşme teknolojilerinde de yeteneklidir.  Lamaria’daki silahsız bir koloniye yapılan saldırı onu derinden etkiler ve sonrasında ordudan ayrılır. Fakat bu ayrılığın bedeli, özgürlüğünü kazanmaları için çabaladığı ailesinin canları olur. Bunun intikamı peşinde Orbis Terrarum’da dolaşan Bay Hop için S.M. (bkz.Sirk Maymunu) en ideal mekan olacaktır. İmparatorluk kruvazörlerinin radyasyondan iyi yalıtılmamış makine dairelerindeki uzun mesailer yüzünden 13 el parmağına sahiptir. Geminin tüm mekanik ve elektronik donanımının ayakta kalmasından sorumludur. Dışarıya karşı asosyaldir. S.M ekibini ailesi gibi bilir. Kişisel zamanını yalnız geçirmeyi tercih eder.

Mürettebat için ne düşünür?
-Huyti:Başımızı belaya sokma çocuk, daha önemli işlerimiz var.”
-Tomar:Doktor, senin işin insanla, benim işim gemiyle. Çek elini terminalden.”
-Solis Budü:Kahve falımda ne var?”
Maria Muakina:”Kızım şu devreyi ver bir de ben bakayım.”

E Namank2EBRAN “HUYTİ” NAMANK: Garrabi’li olan Ebran, Altimus’un tersine 1. Bölge imparatorluk koloni elçisinin oğlu olarak karmaşanın dışında kalmış, rahat bir ortamda büyümüştür. Çocukluğu koloniler arası yapılan çift zamanlı ion-motoru yarışlarını izlemekle geçmiştir. En yakın arkadaşı İlkaje’nin hayatını tehlikeye atarak zehirli koloni atık bölgesinden çaldığı eski püskü bir motorla yasa dışı yarış hayatına girer. 18 yaşında Garrabi’nin en hızlı 3 huytisinden (yetenekli yarış pilotlarına verilen lakap) biri olur. Babası sayesinde Varta Secundus İmparatorluk filosunda pilotluk eğitimi alır. Askeri pilotluk ve yarışçılık dönemlerinde geliştirdiği “jiroskopik kertenez alma” tekniği sayesinde sinyalsiz olarak kullandığı gemilerde üst düzey imparatorluk görevlilerin ulaşımıyla görevlendirilmiştir. Fakat her şeyin sıkıcı gelmeye başladığı 35. yaş gününde ailesi imparatorlukça görevden uzaklaştırılır ve sürgün edilir. Bir anda kendisi de kaçak statüsüne giren Ebran, kaçmayı başarır, tıpkı bir huyti gibi hıza ve maceraya atılır.

Mürettebat için ne düşünür?
Bay Hop:“Motorlar senin gibi arıza yapıyor ihtiyar, şunlara bir el atsana.”
-Tomar: Stetoskopla devrim olsaydı şu an bu gemi arıza yapmazdı doktor.”
-Solis Budü:Yöntemlerini anlamıyorum ama doğru rotada kalmamızı sağlıyor.”
Maria Muakina:”Hadi oradan artist! Huyti olunmaz, doğulur.”

Tomar3TOMAR TEOMESSOS: Tomar, Lamaria’lı bir bitki bilim uzmanıdır ve tıp doktorudur. Varta Secundus donanmasında yüksek doktor unvanıyla başlayan uzay serüveni, imparatorluğun çirkin gerçeklerine katlanamayıp donanmadan kaçmasıyla farklı bir boyut kazanmıştır. Artık yüksek seviye kaçaklar arasında yer alan Tomar için hiçbir gezegen güvenli değildir. Güvenli olan tek yer; uzayın karanlığının kendisidir. Çokosansit’te barlardan birinde Ebran Namank’la tanışması ve Sirk Maymunu’nda çalışmaya başlaması Tomar için bir dönüm noktası olmuştur. Bir sürü tehlikeli şeyin ve kanunsuzluğun hüküm sürdüğü uzayda S.M. Tomar için güvenli bir sığınak haline gelmiştir. Mürettebatın geri kalanı pek onaylamasa da hatta bazen hararetli tartışmalara neden olsa da Tomar imparatorluğa karşı direniş gösteren bazı gruplarla iletişim halindedir. Kendi gezegeni Lamaria başta olmak üzere İç Sistem gezegenlerini Varta Secundus savaş gemilerinin gölgesinden kurtarmanın idealiyle yaşamaktadır.

Mürettebat için ne düşünür?
Bay Hop:“Huysuz ama bilge bir adam. Önerileri, kurtuluşumuz için dikkate değer.”
-Huyti: “Hızlı süren huytinin yakıt sızıntısı seyrek olurmuş. Skobiesi yok içmeye, bal likörüyle gider …….ye.”
-Solis Budü:“Böyle bir gücü, sektördeki adaletsizliğe karşı kullanmak yerine meditasyon ve uhrevi zırvalara kullanmak… Çok yazık.”
Maria Muakina:“Özgürlük mücadelemiz için daha çok emek harcamalı.”

Solis4SOLIS BUDÜ: Maximi Momenti Tarikatının keşişlerinden biri olan Solis, Impuls Momentum’daki yaşamının ilk yıllarında kuvvetli öngörüleriyle tarikatın ustalarınca diğer çömezler arasında hemen fark ediliverdi. Yaşına göre MES seviyesinin yüksekliği sebebiyle etkilerinin zarar vermemesi için ustalarca sıkı kontrol ve eğitim altında tutuldu. Çıraklıktan ustalığına kadar geçen dönemde Solis’in rüyaları, sanrıları Maximi Momenti’nin ileri gelenlerince kaydedildi ve yorumlandı. Tam yeri ve zamanını kestirememekle birlikte Solis’in yaşam döngüsü sona ermeden sektörde köklü bir değişiklik olacak ve bu tüm yıldız sistemini derinden etkileyecekti. Seneler sonra bunun ilk işareti, Impuls Momentum’un yörüngesine giren ve tüm seyahati boyunca Solis’in yanından ayırmayacağı gizemli kargo ile ortaya çıkıverdi. Solis uzay seyahatine çıkabilecek yaşa geldiğinde antik bir kargo gemisiyle yıldız sistemindeki kaderiyle yüzleşmek üzere Çokosansit’e doğru yolculuğuna başladı. Güçlü öngörüsü sayesinde S.M.’nun navigasyon uzmanı oldu.

Mürettebat için ne düşünür?
Bay Hop:“Zihni yaralı, motor ve teçhizatla konuşmak yerine insanlarla konuşmalı.”
-Huyti:“Uygun işi bulmak ile en beter belaları bulmak arasındaki ipte devamlı cambazlık yapıyor kaptanımız.”
-Tomar:“Canlıları sadece bilimle tedavi edemezsiniz. Ruhunuz da bilim kadar güçlü olmalı.”
Maria Muakina:Gemiye getirdiği düzeni evrene de getirebilecek iradeye sahip biri.”

Maria MuakinaMARIA BİBİ MUAKINA: Lamaria’nın bereketli topraklarını işleyen çiftçi bir ailenin zeki, meraklı ve çevik kızı olarak dünyaya geldi. Kırsal meclisin desteğiyle mühendislik eğitimi için İmparatorluk Merkezi Varta Secundus’a gönderilmeye hak kazanmıştır. Sürücü teknolojisi, derin uzay pilotluğu, mekanik, hayat destek ve silah sistemleri üzerine uzmanlaşan M.M., okul yıllarında sömürge vatandaşı olarak karşılaştığı her türlü sosyal sınıf ayrımcılığına rağmen başarılı bir bilim insanı olmayı başarmıştır. Kendisi gibi Lamaria’lı olan Tomar ile sömürge gezegenlerinin kendi kaderlerini tayin etmesi fikrini savununca başı derde girmiştir. Tomar aracılığıyla tanıştığı Sirk Maymunu ekibine dahil olup kaçmayı başarmıştır. Maria gemide bir denge unsurudur. Kimi zaman Bay Hop’un inadı sonucu tekleyen makina ve teçhizatın onarımını yapar, kimi zaman Huyti egosuna hakim olamayıp direksiyonu yanlış yöne kırınca pilot koltuğuna geçip gemiyi idare eder, acil durumlar söz konusu olunca da geminin silahlarını büyük bir ustalıkla kullanır.

Mürettebat için ne düşünür?
Bay Hop:“Triton amca  sakin ol. Sen biraz dinlen. Kaki kokonanı yap.”
-Huyti:“Dur bakalım amigo! Gerçek pilot halleder.”
-Tomar:“Tomi, özgürlük bir gün gelecek. O zamana kadar bir doktor olarak bizi hayatta tut yeter. ”
Solis Budü:“Sanki sadece kendisinin vatandaşı olduğu bir dünyada yaşıyor gibi.”

SİRK MAYMUNU

ZirkusAffe2

Onu anlatmaya hiçbir şiir, hiçbir şarkı, hiçbir öykü ya da masal yetmez. Orbis Terrarum’un en hızlı, en çevik ve fazla arıza yapan uzay gemisi Sirk Maymunu, dışarıdan bakıldığında Çokosansit sanayide üretilmiş, iki yanına motor takılmış bir çöp bidonuna benzer. Fakat yaşlı maymun kendi içinde, karanlık uzayın tüm sırrını saklar. Bu sırlar, Sirk Maymunu mürettebatını uzaydaki tüm tehlikelerden de korur. Huyti ile Bay Hop, ortaklaşa senet karşılığı asteroit kemerindeki hurdalıklardan satın aldığı gemiyi diriltmek için çok emek harcamışlardır. Fakat hayata döndükten sonra geminin seslerini duyabilen bir tek Solis olmuştur.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s