WÜRM

Village.jpg

“Son buzul çağına hoş geldiniz.

Alp Dağlarındaki bir vadinin adı olan Würm, günümüzden yaklaşık 35.000 yıl önce tüm kuzey yarım küreyi kaplayan buzul devrinin de bilimsel ismidir. Tarih öncesi vahşi canlıların çevrelediği, avcı ve toplayıcı atalarımızın unutulmuş zamanlarına ait maceralarını anlatır. Würm, modern insanın atası Cro-Magnon ile nesli tükenmekte olan Neandertal insanın buzul çağının çetin şartlarına, yırtıcılarına ve doğaüstü varlıklarına karşı hayatta kalma mücadelesini anlan bir rol yapma oyunudur. ”

Würm karakterleri, karikatürize edilmiş birer mağara adamı olmayıp insanın şafağında, atalarımızın becerilerinden, cesaretlerinden ve akıllarından başka hiçbir gücü bulunmamaktadır. İnsanoğlunun besin zincirinin üstünde olmadığı karanlık ve buzların çevresini sardığı bu çağda, kahramanlarımızın deneyimleri, ateş ve gökteki yıldızlar oyuncuların yegane kılavuzlarıdır.

Würm devri; taş, tahta, deri işlemenin keşfedildiği, duvar resimleri, heykel, idol yapmak gibi el sanatlarının geliştiği, toplu avlanmanın, toplu yaşamanın yani toplum olmanın ilk adımlarının atıldığı dönemdir. Doğaüstü varlıklara tapınma ve inanç kavramlarının da gelişmeye başladığı çağdır.

Fransız illüstratör Emmanuel Roudier’in çalışması olan bu rol yapma oyununda karakterlerimizin güçleri ve becerileri o dönemin vahşi doğasına egemen hayvanlarla sembolize edilir. Altılık zarla oynan Würm’de oyuncuların ateş yakmak, barınak kurmak gibi temel izcilik ve kampçılık bilgilerine biraz sahip olmaları karakterlerini canlandırmada kolaylık sağlayacaktır. Oyuncular kimi zaman bir avcıyı, kimi zaman bir savaşçıyı ya da bir şamanı canlandıracaktır.

03.jpg

WÜRM HAKKINDAKİ DÜŞ NOTLARI (ÖYKÜLER)

I-KEMİK VE MEZAR

Wurm -Roleplaying In The Ice Age_Page_09.jpg

“Zehrek öldü. Karanlık ve soğuk,  atamın atasının zamanından beri başımıza bela olan cadıya karşı üstün geldi ve onun canını aldı. Zehrek’in çürümüş oduna dönmüş bedenini topraklarımızda bulduk. Ruhlar bize oyun mu oynadı yoksa cadı ölmeden önce bize son bir lanet mi miras bıraktı bilemiyorum. Toplanın klanın hayatta kalan son sağlıklı çocukları. Bu gece kayaları ufalayan ayazın dokunamadığı Zehrek’in bedenini kabul edecek bir yer bulmak için atalarımızla konuşacağız. Toprak ve suyun kabul etmediği, havanın toza çevirmediği, ateşin nefesleri kirletir diye yakmaktan çekindiği bu lanetlinin cesedini kabul edecek bir yer olmalı. Yoksa baharı göremeden klanımız  silinip gidecek.”

Kış gündönümünden önce Har-Had (Büyük Ayıdan Gelen) klanının varlığını tehdit eden laneti kaldırmak için yola çıkan genç şaman ile savaşçılarımıza katılın.

Klan Hakkında Kısa Bilgiler:

Har-Had klanı, Dahu-Had Akka (Ulu Anne Ayı)  ismini verdikleri dişi ayının soyundan geldiğine inanır. Anaerkil yapıya sahip 30 üyeden oluşan klan, buzullarla kaplı dağlık bir bölgenin eteklerinde yaşamaktadır. Klanın on yetişkin avcısı ile biri ömrünün sonuna gelmiş çok yaşlı, diğeri de genç iki şamanı bulunmaktadır. Dağın diğer yamacındaki Uttek-İpa (Ayrık Dağ) klanı ve steplere yakın yaşayan Hami-Kummi Patu (Mavi Boyalı Suratlar) klanlarıyla yakın iletişim içindedir.

Har-Had toplumu, tarih öncesi kültür sınıflarından orinyaksiyen (aurignacian) kültürüne yakındır. Tahta, taş, deri ve kemiği işleyebilir, hem alet, hem de süs ya da inanç amaçlı sanatsal ürünler imal edebilir. Duvar resimlerinde figürleri iç içe çizerek gelen ışığın yönüne göre çizimlere boyut kazandırabilecek kadar beceriklidirler. Hecelerden oluşan bir lisan kullanırlar.

Klan üyeleri, nesiller boyu doğa üstü güçlerle mücadele etmiştir. Tüm sıkıntılara rağmen  bir arada kalmayı başarıp kendi toplumlarını kurabilmişlerdir. Bir Yarı Gölge ya da Karga Soylu olduğuna inandıkları Zehrek, daima klan üzerine bela yağdırmıştır.

Huk* (Üç) kutsaldır. Özellikle törenler sırasında Dahu-Akka’nın ruhunun ormandan uzak olmadığını  hissetmesi için Huk’u temsil eden taze dallar, anne ayı heykelciğin önüne özenle yerleştirilir. Potak (yavru ayı), çok değerli bir ruh olarak kabul edilir. Bir potağa Sadece şamanların dokunmasına izin verilir.

*Huk: Üç sayısı. Duvar resimlerinde üç yaprak ya da üç ağaç olarak çizilir. Ormandaki ağaçlar kadar çok, birlik ve kuvvet anlamlarında kullanılır. Klan için varlıkların sayıları Kub(tek), Tah(çift) ve Huk(üç ya da çok) olarak ifade edilir.

II-PENÇENİN GÖLGESİNDE

05

“Uru, günlerdir dinmeyen yağmuru izliyor ve Ulu Daki’den bir işaret bekliyordu. Nihayet gece bulutlar azaldı ve dolunay yüzünü gösterdi. Kabilenin avcıları, yeni keşfettikleri dumanlı oyuktan kızıl çakmaktaşını çıkarmalı, mevsim dönmeden batıya göç eden bizon sürüsünü yakalamalı, uzun ve karanlık kışa hazırlık için avlanmalı. Gün ağarırken puslu havada savaşçılarımız Tomak, Teniki, Kann ve Roumann’ın yolculuğuna katılın. Fakat atalarından, hatta Ulu Daki’den bile eski bir varlığın gölgesi avcılarımızı takip ediyor olacak.”

Pençenin Gölgesinde, kabilenin ihtiyacı için ava çıkan ama zamanla avcıdan av durumuna düşen Daki*  Klanı savaşçılarının öyküsüdür.

Kütmek** Hakkında Kısa Bilgiler:
Klanın en becerikli avcı-savaşçıları olan Kütmek’in dört üyesi:

Tomak (Kuvvetli): Grubun en deneyimli savaşçısıdır. Erişkin bir hartukla* olan mücadelesi sırasında tek gözünü kaybetmiştir. Tek göz onu yavaşlatsa da keskin duyuları ve deneyimi sayesinde bu eksiğini kimse hissetmez.

Teniki (Dağ): Hızlı ve çevik iz sürücüdür. Steplerden mağaralardaki en derin çukurlara kadar avının izini sürebilir. Diğer kardeşlerine yol gösterir.

Roumann (Nişancı): Klanın gözleri en keskin üyesidir. İsabetli atışlarıyla grup için vazgeçilmezdir. Uzun mesafeli sapan atışlarıy hedefini her zaman bulur.

Kann (Kocaman): Grubun en genç savaşçısıdır. İri cüssesiyle kıramayacağı buz, yuvarlayamayacağı kaya yoktur.

*Klanın lisanında “Dev Geyiğin Boynuzları” anlamına gelmektedir.
**Budaklı ağaç kökü anlamına gelir.
***Klanın lisanında “Kürklü Gergedan (Rhinoceros)” anlamına gelmektedir. Tarih öncesi erişkin bir gergedanın boyu yaklaşık 3,5 m., ayakları arası genişliği 1,80 m. civarındadır.

“Yaralıydı. Yanık tüyleri yer yer dökülmüştü ve derisinin üzerinden kanı oluk oluk akıyordu. Kül tüm ciğerlerini doldurmuş nefes alamıyordu. Fakat hayatta kalmak için direniyordu. Hiçbir canlının sahip olmadığı kadar güçlü bir hayatta kalma arzusuyla, açlıkla ve avlanma tutkusuyla uykuya daldı. “

 III-AŞI BOYALI KURT

Wurm -Roleplaying In The Ice Age_Page_03.jpg

“Günün birinde Altın Yeleli At, ay ışığını örten sisli bir gecede yolunu kaybeder.

Karnı açtır Altın Yeleli Atın. Kaybolduğu dağlarda sığınacak bir mağara bulur ama mağara Korkunç Kızıl Ayının evidir. Kızıl ayı onu yemeye karar vermişken hanımı engel olur. Altın Yeleli Atın mağaralarında misafir olarak kalmasını ister. Korkunç Kızıl Ayının mağarası geyik postu ve etle doludur. Fakat misafirine hiç ikramda bulunmaz ve hemen uykuya dalar. Korkunç Kızıl Ayının horultusu tüm mağarayı inletirken eşi Dişi Ayı, Altın Yeleli Ata seslenir;

-Niye bekliyorsun? Kaçsana!

Altın Yeleli At anlamaz, boş boş bakar.

-Dişi Ayı:Hadi git. Kaçmak istediğini biliyorum. Kocam bahara kadar uyanmaz. Böylece onun yemeği olmazsın. Sis dağılıyor, rüzgarı kokla ve git yoluna. Sakın aşağıdaki vadiye inme. Orası Aşı Boyalı Kurt’un memleketidir.

Sonra Altın Yeleli At dörtnala uzaklaşır mağaradan. “

-Ayrık Dağlar Klanı Efsanesi-

Kabilenin kutsal aşı boyası bitmek üzeredir. Ennim, Kabuk ve Kıprık yetişkinlik hakkını kazanmak için Aşı Boyalı Kurt’un ülkesine gidecek. Merhem yapmak ve ruhlar alemine ulaşmada gerekli olan bu kıymetli tozu bulmak için Şaman Göl Gözlü’nün izinde Ayrık Dağlar Klanının genç savaşçılarının yolculuğuna katılın.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s